Arama

OP. DR. YASEMİN YILDIZ

yasemin yildiz

FACEBOOK

KİTAPLAR

ebeveyn mirasi

vajinismus mudurlu bedenler

VİDEOLAR

vajinismus tv programi showtv

vajinismus tv programi kanal a

vajinismus tv programi ender sarac

vajinismus

vajinismus tv programi gulben

vajinismus tv programi gulben 2

ZİYARETÇİLER

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün419
mod_vvisit_counterDün1424
mod_vvisit_counterBu Hafta4116
mod_vvisit_counterBu Ay18529
mod_vvisit_counterTüm2789249

Bugün: 21 Eki 2017

SİTEDE KİMLER VAR

Şu anda 83 ziyaretçi çevrimiçi

Kadın Beyni ve Seks

Kadın Beyni ve Seks

Dişilerin cinsel açıdan tahrik olmaları ironiktir ki beynin tahrik olmasıyla başlar. Tahrik ancak amigdala  -beynin korku gerilim merkezi- kapanmışsa zevk merkezlerini hareketlendirip orgazmı tetikleyebilir.Amigdala kapanmadığı sürece her an bir endişe - çocukların okulu , günlük program , akşam yemeği…- orgazma doğru ilerleyişi bölebilir.

Bu incelikli bir sistemdir ama beyinle bağlantısı olabildiğince doğrudandır. Klitoristeki sinirler doğrudan kadın beynindeki cinsel zevk bölgeleriyle irtibat kuruyorlar. Bu sinirler uyarıldıklarında , zirve noktasına ulaşana kadar elektrokimyasal hareketlenme içine girip, tepkimeleri tetikliyor ve dopamin , oksitosin ve endorfin gibi bağlayıcı, iyi hissettirici nörokimyasalları salgılatıyor. Eğer klitorisin uyarılması erken biterse ya da klitoristeki sinirler yeterince hassas değillerse ya da korku, stres ya da suçluluk gibi duygular devreye girerlerse klitoris kendini kapatır.

Eğer gevşemiş, rahat, sıcak ve samimi değilseniz orgazmın gerçekleşmesi zordur. Kadın orgazmıyla ilgili gerçekleştirilen beyin taramalarında araştırmacılar kadınların rahat olmaya ihtiyaç duyduklarını ve cinsel ilişkiye girebilecek ruh haline geçmelerinden önce ayaklarının sıcak tutulmuş olması gerektiğini keşfettiler. Birçok kadın için rahatlamak -sıcak banyo, ayak masajı, tatlı ya da alkol- yanında kendilerini tamamen rahat hissetmedikleri partnerlerle bile orgazm olabilme kapasitelerini geliştirir.

Deli gibi aşık olan, ilişkilerinin ilk evresini yaşayan, partnerlerinin kendilerine taptığını ve arzuladığını hisseden kadınlar daha kolay orgazm olurlar.Bazı kadınlar için uzun süreli bir ilişkinin ya da evliliğin sağladığı güvenlik duygusu beyinlerinin yeni bir erkekle olacağından çok daha kolay orgazma ulaşmasını sağlar. Orgazm güçlendikçe yayılan oksitosin dalgaları kadının yüzünün ve göğsünün kızarmasına yol açar, kan damarları genişlemiştir. Mutluluk ve tatmin parıltısı üzerine çöker. Korku ve gerginlik engellenir. Ama bunun nasıl gerçekleştiği çevremizdeki erkekler için bir gizemdir.

Hassas psikolojik ve fizyolojik etkileşimi nedeniyle kadın orgazmı erkek sevgililerin –ve bilim adamlarının- kafasını karıştırır. On yıllar boyunca kadınlar kışkırtılmaya , filme alınmaya – röportajlara, kendilerine kablolar takılmasına ve bilim adamları tarafından incelenmeye razı oldular. Kadın orgazmındaki kısa nefesler , gerilen sırt, sıcak ayaklar , yüz buruşturmak , kasıtlı olmadan ses çıkartmak ve kan basıncının tavana vurması defalarca ölçüldü. Ve şimdi, beynin hangi kısımlarının hareketlendiğini ve hangi kısımlarının kapandığını gösteren MRI taramaları sayesinde kadın beyninin orgazm kontrolü hakkında çok daha fazlasını biliyoruz.

Erkekler için orgazm çok daha basittir. Cinsel birlikteliğin gerçekleşmesi için kanın tek bir yere gitmesi yeterlidir. Kadın içinse nörokimyasalların bir araya gelmeleri gerekir. En önemlisi kadın birlikte olduğu kişiye güvenme ihtiyacı duyar.

Erkeğin ereksiyonu basit hidrolik temellere dayandığından -kan penise gidip ereksiyonu sağlar- araştırmacılar kadınlarda da benzer basit bir mekanizmanın arayışına düşerler. Bazı doktorlar kadınların güç orgazma ulaşmasını klitorise giden kanın azlığıyla açıklarlar. Ancak bunun doğru olduğuna dair hiçbir delil yoktur –ayrıca hiçbir araştırmacı klitoris tahrik olduğunda nasıl olduğuna dair gerekli ölçümleri yapmanın bir yolunu bulamamıştır. Bunun yerine başka belirtilere yönelirler, ıslanma gibi, örneğin kadınların kullandıkları tamponların ağırlığını erotik bir film izlemeden önce ve sonra ölçerek saptamalar yapmaya çalışırlar. Kadınların cinselliğini anlama konusunda bilim, erkeklerle ilgili araştırmaların onlarca yıl –hatta yüzlerce yıl- gerisindedir ve ilerlemeler de sinir bozucu ölçüde yavaştır.Yeni basılmış anatomi kitaplarında bile penisin sayfalarca süren tasviri varken klitorise , doğru düzgün yer verilmez. Tıp doktorları hala bir erkek ereksiyon olamıyorsa bunun acil tıbbi bir durum olduğunu düşünüyor, ama kadınların cinsel tatmini söz konusu olduğundan bu aciliyet hissini taşımıyorlar.

Kadın beyninin erkek beyninin aynısı olmadığını bildiğimiz kesinlikte, klitorisin de küçük bir penis olmadığını biliyoruz
Buna ek olarak vajinal orgazm ve klitoral orgazm diye iki ayrı orgazm diye bir şey de yok. Neredeyse bir yüzyıl boyunca, bu teori, kadınları sadece klitoral orgazm yaşıyorlarsa tam olmadıkları, gerçek bir kadın olmadıkları yönünde bunalıma sürükledi. Freud elbette ki klitorisin yapısı ya da kadın beyni konusunda hiçbir şey bilmiyordu. Nörobilimciler vajinanın klitorise bağlı olduğunu ispatladılar, buna göre de kadın orgazmı bu tek organdan oluşuyordu  ki o da beynin zevk merkezine bağlıydı. Klitoris belin altındaki beyindi. Ne var ki hareket sadece belin altında gerçekleşmiyor ve sadece psikolojik faktörlerle yönlendirilmiyordu.

SEKS HAVASINA GİRMEK
Kötü kokan nefes, fazla alkol, elle ya da dudakla yapılan beceriksiz bir hareket havayı bozup kadının amigdalasının yeniden çalışmaya başlamasına, cinselliğe ilgiyi kesip orgazmı uzaklaştırmasına neden olabilir.

Geçmişte yaşanan kötü deneyimler utanç duygusuna, garip hissetmeye ya da güvensizliğe yol açarak kadının beyin devrelerini meşgul etmeye başlayabilir. Yirmi sekiz yaşındaki Julie, orgazm olamamaktan şikayetçiydi. En sonunda çocukken amcası tarafından taciz edildiğini ve bu deneyimin cinsellikten zevk almamasına neden olduğunu itiraf etti. Cinsel ilişkiye girdiğinde kendini inanılmaz gergin hissediyordu –kendisini deli gibi seven nişanlısıyla bile olsa. On kızdan dördü Julie gibi çocuklarında kendilerini rahatsız eden tatsız bir deneyim yaşarlar ve bu olay ilerleyen yıllarda, yetişkinliklerinde de cinsel ilişkileri sırasında beyinlerinin telaşlanmasın yol açar - orgazm olamamak en yaygın belirtilerden biridir. Julie hem cinsel terapi hem de travma terapisi gördükten sonra cinsellikten aldığı zevki geliştirebildi.

Özellikle kadınlarda hem fizyolojik hem psikolojik etmenler tahrik olabilmeyi etkilerler. Birçok işi aynı anda yapabilme yeteneğine sahip olan kadınların (multitasking) dikkatleri çok daha fazla dağılır. Başka konular beyin devrelerini meşgul ederek cinsel arzunun önüne geçer. Bir danışan  uzun saatler boyunca çalışmasını gerektiren yeni bir işe geçmesinden üç ay sonra orgazm olmakta zorluk çekmeye başlamıştı. Kocasıyla birlikte rahatlayacak hiç vakti olmuyordu ve eşinin egosunu zedelememek için orgazm taklidi yapmayı seçiyordu. Tedirginlikler ve yeni işin getirdiği gerilim rahatlama yeteneğine müdahale ediyor, kendini güvende hissetmesine ve amigdalasının kapanmasına engel oluyordu.

Üzüntü ve gerilimin cinsel tatmini ters yönde etkilemeleri kadınları vibratörlerden hoşlanmalarının nedenlerinden olabilir. Klitorise yöneltilen bir vibratör çoğunlukla daha hızlı ve daha kolay bir orgazm sağlar. İlişki, erkeğin egosu, ne zaman biteceği ya da yatakta nasıl göründüğünüz konusunda telaşlanmanıza gerek yoktur.

Kadının havaya sokulması gerekir. Cinsellikten önce sakinleştirici ve yatıştırıcı bir ilişki olması gerekir. Kadın ancak bu şekilde erkekle ilgili endişelere kapılmayı bırakır. Cinsel sorunlar arasında en yaygın olanlardan biri partnerlerden birinin öfkeli olmasıdır. Birçok seks terapisti kadınlar için cinselliğin yirmi dört saat öncesinden itibaren gelişen olayların önemli olduğunu söylerler, erkekler içinse cinsel ilişkiden üç dakika öncesidir. Kadının beyninin birçok kısmı aynı anda aktif olduğundan öncelikle rahatlayarak ve partneriyle olumlu bağlantılar kurarak havaya girmesi gerekir. Bu yüzden, havaya girmek için güzel geçirilmiş bir yirmi dört saate ihtiyaç vardır, bu yüzden tatile gitmek inanılmaz bir afrodizyaktır. Bir kadın aynı anda hem erkeğine kızgın olup hem de onunla sevişmek isteyemez. Ve kadınlar, erkeğinize söyleyin, birlikte olmayı umdukları bir geceden önce sizi eleştirmeden ya da kavga çıkartmadan önce iki kere düşünsünler. Yoksa siz yeniden hazır olmadan önce her şeyin sıfırlanması için yirmi dört saat beklemeleri gerekecek.

KADIN ORGAZMININ İŞLEYİŞİ
Evrim perspektifinden bakıldığında erkek orgazmının bir gizemi yoktur. Sürekli cinsel ilişkiler aranmasına yol açan, bağımlılık yaratıcı biyolojik boşalmadan fazlası değildir.Teori, bir erkek ne kadar fazla sperm dağıtırsa genlerinin gelecek kuşaklarda devamını sağlama şansını da o kadar yüksek olacağını söyler.Kadınların cinsel yapısı daha karışık ve gizlidir –ve rahatlıkla kandırılabilir.Kadınlar hamile kalabilmek için, her ne kadar yardım ettiği bilinse de, orgazma ihtiyaç duymazlar.

Bazı bilim adamlarının kadın orgazmının bir amacı olmadığı yolundaki inançlarına karşın, orgazm cinselliğin ardından yatakta yatıp kalmasına engel olur ve hareket etmesini sağlayarak döllenme ihtimalini arttırır. Orgazmın yoğun bir zevk olduğundan bahsetmeye gerek yok ve size zevk veren şeyleri tekrar ve tekrar yapmak istersiniz –tam da Doğa Ana’nın aklında olan şey. Başkaları kadın orgazmının sevgililer arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını sağlamak ve her iki taraf arasında güven oluşmasını sağlamak için  olabileceği fikrini savunurlar. Orgazmı kadının sevgiliden aldığı cinsel tatmini ve ona duyduğu bağlılığı gösterir.

Biyolojinin bilinçli beynimize karşı galip gelmek için kendine özgü yöntemleri vardır;evrim sürecinden sağ çıkmamızı sağlamak için gerçekliğimizi yönlendirir, bu yüzden kadın beyni yakışıklı erkeği seçecektir, onun kendisine daha büyük orgazmlar yaşatacağını düşünür.Davranış ekolojistlerine göre hayvanların dişileri de –akreplerden kırlangıçlara kadar- vücut simetrisi en iyi olan erkekleri seçerler; vücut simetrisi vücudun iki tarafının birbiriyle uyumlu olduğu anlamına gelir.Vücudun parçalarının mükemmeliyetine dikkat etmek gelecek nesle geçecek genlerin hastalık, yetersiz beslenme ya da genetik bozukluklar nedeniyle bozulmamasını garantileme amacı taşır.Kötü genler ya da hastalıklar vücutta, örneğin ellerde,gözlerde,kuşların tüylerinde orantısızlıklara yol açabilirler, bu bozukluklar dişilerin hayvanlar alemindeki benzerlerimizin seçimlerini yapmalarında önemli rol oynayan görsel göstergelerdir.

AŞKIN YAKITI
Cinsel arzunun tetikçisi her iki cinsiyet için de bazıları tarafından yanlış biçinde “erkek hormon” olarak adlandırılan bir kimyasal olan testosteron androjenidir.Aslında seks ve saldırganlık hormonudur ve kadınlarda da erkeklerde de ondan bir yığın vardır.Erkekler onu testislerinde ve adrenalin bezlerinde üretirler, kadınlarsa yumurtalıklarında ve adrenalin bezlerinde.Hem kadında hem erkekte beynin seks motorlarını harekete geçiren kimyasal yakıt testosterondur.Yeterince yakıt olduğunda testosteron hipotalamusa ulaşır, erotik duyguları tetikler,cinsel fantezileri azdırır ve erojen bölgelerdeki hassasiyeti arttırır.Bu süreç kadında da erkekte de aynı biçimde işler ama her iki cinsiyetin beyinlerini harekeye geçirmek için ihtiyaç duydukları testosteron miktarında büyük fark vardır.Erkekler kadınlardan ortalama on ile yüz kat arası daha fazla testosteron üretir.
Flört etme eylemi bile testosterona bağlıdır. Araştırmalar yüksek testosteron seviyesin sahip dişi farelerin diğer farelerden daha oyunbaz ve erkeklere yönelmeye daha eğimli olduklarını ortaya koymuştur.Bir tür cinsel açılık çektikleri bile söylenebilir.İnsanlarda cinsel hislerin tetiklenmesi, örneğin genç kızlarda ilk cinsel ilişki testosteron seviyeleriyle doğru orantılıdır.

Genç kızlar ve erkeklerde testosteron yükselmesiyle kendini gösteren cinsel ilgide keskinleşmeyi bir yana bırakırsak libido ve cinsel tavır arasında cinsiyetler arasında büyük farklar olduğunu görürüz. Sekiz ile on dört yaşları arasında bir genç kızın östrojen seviyesi ile on ile yirmi kat arasında artar.Bir oğlanın testosteron seviyesi ise dokuz ile on beş yaşları arasında neredeyse yüzde yirmi beş oranında artış gösterir . Bütün bu fazladan cinsel yakıtla, erkek çocuklarını cinsel arzularının kendileriyle aynı yaştaki kızlara oranlara iki üç kat daha fazla olduğunu söyleyebiliriz –hayat boyun devam edecek bir fark.Ve ergenlik döneminde oğlanların testosteron seviyeleri düzenli olarak yükselmeye devam ederken kızların cinsellik hormonlarının seviyesi haftadan haftaya değişerek cinsel isteklerinin de nereneyse günden güne değişmesin neden olur.

Eğer bir kadının testosteron seviyesi belirli bir oranın altına düşerse cinsel ilgisini tamamen kaybedebilir. Testosteron beynin cinsel arzuyu ateşlemek için ihtiyaç duyduğu hormondur ama dişilerin cinselliğe olan ilgilerini belirleyen ve kontrol eden tek hormon değildir.Menstrual döngünün son iki haftasında yükselen progesteron cinsel arzuyu biçimlendirir ve testosteronun kadınların sistemindeki etkilerinin bir kısmını tersine çevirir.Bazı erkek seks suçlularına cinsel arzularını bastırmak için progesteron iğnesi yapılır.

Menstrual döngülerinin progestonun yüksek seviyede olduğu son  iki haftasında kadınların da cinsel isteklerinde azalma olur. Testosteron döngünün ikinci haftasında, doğurganlığın zirve noktasında olduğu yumurtlama dönemi başlamadan önce – cinsel ihtiyaçla beraber- doğal olarak ortaya çıkar. Östrojen tek başına cinsel istekte artışa yol açmaz ama menstrual döngünün ikinci haftasında testosteronla beraber artmasında neden olur. Östrojen kadınları cinselliğe daha açık olmaya yönlendirir ve vajinal lubrikasyon için gereklidir.

CİNSİYETLER ARASINDAKİ BÜYÜK AYRIM
Erkeklerin beyinlerindeki cinsellikle ilgili alanlar kadınlarda olan benzer yapılara kıyasla iki kaz daha büyüktür. Sıra beyne geldiğinde ebat önemlidir ve kadınlarla erkeklerin düşünme biçimleri, karşılık verişleri ve cinsel deneyimleri arasındaki farklılığı yaratır. Erkekler cinselliği kadınlardan daha fazla düşünürler.Erbezlerinde ve prostatlarında düzenli olarak boşalmazlarsa sürekli baskı hissederler. Erkeklerin cinsellikle ilgili beyin alanlarının büyüklüğü ve bu bölgede harcadıkları enerji kadınların iki katıdır.

Bu, kadınların  günde bir – doğurgan dönemlerinde belki üç ya da dört kere seksi düşünürken , yirmi ile otuz yaş arasındaki erkeklerin %85’inin neden 52 saniyede bir seksi düşündüklerini açıklıyor.Bu cinsiyetler arası etkileşimi daha da ilginç hale getiriyor.Erkekler kadınları cinselliğe ikna etmek için çoğunlukla saatlerce konuşmak zorundalar. Kadınların aklındaki ilk şey çoğunlukla seks değil.

Doktora Soru Sor
Op. Dr. Yasemin Yıldız Yazan: Op. Dr. Yasemin Yıldız
Salı, 25 Ekim 2011 20:41

Takip 4740.

Konuyu Oyla

(2 Oy)

İlginizi Çekebilecek Konular