Arama

OP. DR. YASEMİN YILDIZ

yasemin yildiz

FACEBOOK

KİTAPLAR

ebeveyn mirasi

vajinismus mudurlu bedenler

VİDEOLAR

vajinismus tv programi showtv

vajinismus tv programi kanal a

vajinismus tv programi ender sarac

vajinismus

vajinismus tv programi gulben

vajinismus tv programi gulben 2

ZİYARETÇİLER

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün214
mod_vvisit_counterDün200
mod_vvisit_counterBu Hafta3140
mod_vvisit_counterBu Ay9197
mod_vvisit_counterTüm2823889

Bugün: 16 Ara 2017

SİTEDE KİMLER VAR

Şu anda 127 ziyaretçi çevrimiçi

Vajinismus ve Suçluluk Duygusu

Vajinismus ve Suçluluk Duygusu

Sağlıklı ve mutlu, başarılı ve doyurucu bir cinsel yaşamın önüne dikilen en büyük engellerden biri suçluluk duygusudur..

Suçluluk duygusu, kişilerin ailesel ve toplumsal değer yargıları veya dini kuralları çiğnediklerini düşünmeleri sonucu, bilinçli ya da bilinçsiz olarak kapıldıkları  bir duygudur ve cinsel sorunların nedenleri arasında da en üst sıralarda yer alır. Kişi yanlış bir şeyler yaptığını düşündüğü için kendini suçlar bu tecrübeyi geçmişte bırakıp hayatına devam edemez. Bilinçdışı olarak sağlıklı ve mutlu bir cinselliği hak etmediğini düşünür ve kendi kendini cezalandırmak ister. İşte kişinin kendisini cezalandırmasının en kolay yollarından biri cinsel bir sorun yaşamaktır.

Çünkü hep geçmişindeki duygulara takılıp kalan kişi yavaş yavaş çöker. Kendini sık sık suçlu hisseden kişilerde; kendine güvensizlik, mükemmeliyetçilik, kızgınlık duygularını atamama, affedememe, depresif ruh hali, endişe, korku ve kaygı halleri, daima kontrollü olma ihtiyacı gibi özellikler görülür. Bu nedenle suçluluk duygusunun nedenleri kişinin olumsuz çocukluk ve ilk gençlik deneylerinde aranmalıdır.

Bazı çocuklar, hiç bir bedensel temasın hoş görülmediği bir atmosfer içinde yetiştirilmiştir. Ebeveynler, kendi iç yasak ve ahlaki yetiştirilmelerinden  ötürü, çocuklarını yeteri kadar sevip okşamaktan kaçınmışlardır; bu da çocukta fiziksel temasa karşı bir utanma ve ürkeklik yaratmıştır. Bu tür anne ve babalar, çoğu zaman, çocuğun cinsel organıyla oynamasına da izin vermemişler, onu mastürbasyon yaparken yakaladıklarında hakaret etmişler, cezalandırmışlardır. Bunun, çocuğun iç dünyasında, cinselliğin ayıp yasak ve günah düşüncesinin iç içe geçmesi kaçınılmazdır.

Suçluluk duygusu bilinçli veya bilinçaltı  bir duygu olabilir. İnsanın her türlü cinsel yaşantısına duygular eşlik eder. Bu duygular da hiçbir zaman tekil bir duygu olmayıp, birçok duygudan oluşan bir bütündür. Ama bazen bu duygu bütünü üzüntü, pişmanlık ve suçluluk duygularıyla doludur. Bu durumda kişi kendisini suçlu  hisseder. Hatta kişi yaşadıklarında hiçbir sorumluluğu olmasa bile kendini suçlayabilir. Suçluluk duygusu, kişinin kendisini kınayan, suçlayan, eleştiren bir iç ses olarak hissedilir ve zamanla kişi kendisini değersizleştirir. Cinsel sorunların birçok ruhsal, kişisel, çevresel, ilişkisel ve toplumsal nedenleri vardır.

Cinsellikle ilgili bilinçaltı korkular, cinsel eylemin kişi için korku verici olması, cinsellikle ilgili yanlış inançlar, cinselliğin pis ve kirletici olarak algılanması ve dolayısıyla suçluluk duyguları yaratması, cinsel sorunlara neden olabilir. Evlilikteki sorunlar, cinsel arzuların korku, öfke veya içsel ahlaki yasaklar nedeniyle rahatça ortaya konamaması ve kişinin kendini olduğu gibi kabullenememesi de cinsel sorunlara neden olabilir. Ayrıca çocuklukta ve ergenlikte yaşanan öpüşme, sevişme, cinsel organları birbirine sürtme, sürtünme, eşcinsel deneyimler, taciz veya tecavüz olayları, aile bireylerine veya başka bir partnere karşı hissedilen cinsel arzular daha sonra suçluluk duygularına yol açabilir.

Bu nedenle erotik hazzın yaşanması imkansız olabilir. İnsanların önemli bir bölümünde bilinçli olarak ayıp, yasak ve günah düşüncesi değilse bile, bulanık ve kişinin, kendisinin farkında olmadığı bir utanç duygusu cinsel yaşamı etkisi altında tutar. Günümüzde çocuklara cinsel organ ve duygularının birer suç unsuru olduğu düşüncesi yerleştirilmektedir. Bu bilinçli olarak öğretilmese bile, aileler ve yakın çevre günlük davranışlarıyla bu duyguyu çocuğa aşılamaktadır. Cinsel bölgeler örtülmekte, cinsel konular suskunlukla geçiştirilmektedir.

Nitekim, cinsel soğukluk ve iktidarsızlık gibi sorunların, cinsel konularda rahat, bol cinsel çağrışımlı konuşmalardan çekinmeyen ve yemek yeme, oturma ve yatma eylemlerini utanmadan yürüten toplumlardan çok, cinsel bakımdan kapalı topluluklarda daha sık görüldüğü bilinmektedir. Bu tür toplumsal nedenlerin yanı sıra, cinsel organlarla dışkı organları arasındaki yakınlık da cinsellik ile pislik ve kirlilik arasında güçlü bir bağın kurulmasına yardım etmektedir. Böylece bir yandan suçluluk, pislik, kirlilik ve cinsellik, öbür yandan namus, iffetlilik, temizlik ve hatta cinsiyetsizlik, cinsel yönden baskı altındaki kişinin zihninde birbirine karşıt  ilkeler olarak ortaya çıkmaktadır.

Doktora Soru Sor
Op. Dr. Yasemin Yıldız Yazan: Op. Dr. Yasemin Yıldız
Cumartesi, 10 Kasım 2012 17:52

Takip 3525.

Konuyu Oyla

(1 Oy)

İlginizi Çekebilecek Konular